açıkcası uzun zamandır buralara yazı yazmak içimden gelmiyor. ev taşıma, nişan, yeni yıl bayram derken burayı unuttum gitti. aslında yeni evde adsl bağlantısının olmaması ve smileadsl denen gereksiz mahlukata başvurmuş olmam da büyük etken ( ki bu konuda güzel bir yazı geliyor ) başlıktan da anlaşılacağı üzere çok depresif bir yazı olacak alttakiler. şimdiden söyleyeyim tadım yok…

şu ana kadar herhangi bir yakın akrabamı kaybetmedim. ailem çok şükür küçük pürüzler ve hastalıklar olsa da sapasağlam ve birbirine kenetli bir biçimde yaşıyor. çocukken ölen uzaktan akrabaları saymazsak bu konuda herhangi bir tecrübemde olmadı. ta ki bu yaza kadar, ailem gibi olduğum işyerimden beraber çalıştığım mesai arkadaşım bir trafik kazasında hayatını kaybetti. araçta ki diğer arkadaşlarımda baya kötü yaralandılar. bu haberi öğrendiğimde kıbrısta bir iş için bulunuyordum ve kötü haberi aldığımda koskoca ada bana dar geldi. dönmeme 2 gün vardı ve erken dönecek uçak bileti bulamadım. o zamandan beri zaman zaman ölen arkadaşımın sesi ve görüntüsü aklıma geliyor. ve bir gün var olmanın ertesi gün ise yok olmanın mantıksızlığını sorguluyorum… tanrı vardır yoktur, hayat nedir falan feşmekan bir çok soru… bir süredir bu düşüncelerden uzak yaşarken 2 gün önce çok yakın bir başka arkadaşımın ölüm haberini aldım. fakültede beraber okuduğum ve senelerce beraber vakit geçirdiğim bu kişi yine aynı gruptan çok yakın bir arkadaşımla evlendi. her zaman çevreme özenerek bahsettiğim bu ikiliyi içlerinden birinin hayata dair olumsuz düşünceleri ve sonrasında yaptıkları ayırdı. sesini, suratını mimiklerini hep hatırladığım bu insan belki de kendine ait farklı bir bakış açısını doğru bulmuş ve hayatına son vermişti. takdir-i ilahi olamayacak kadar kişisel bu bencil davranış takdir-i beşer olarak adlandırılabilir belki. beşer bu sefer şaştı… o öyle istedi ve oldu. şimdi oturup düşününce nasıl yapabilir sorusu sürekli kafamda. böyle birine ( kocasına ) bunu nasıl yapabilir ? kocasının bloğunda onun için “The reason the universes exist, as far as I’m concerned…” demişti… evren hala var ama o yok şimdi…aslında o son noktaya gelinceye kadar kendisi de bunu sormuştur eminim. cevap alabildi mi bilemiyorum. ama o gülümseyen yüzü, neşeli tavırları ile hafızama kazınan bu insan şimdi fiziken yok olma sürecine girdi. küller küllere, tozlar tozlara karışacak ve zaman bizler için aynen akacak… seni özleyeceğim “nü”…